Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği

Bir arkadaşına kırıldıktan sonra onu gerçekten affedebilmiş olanlar bir adım öne çıksın.

Hayatında en azından 1 büyük hatayı affetmiş olanlar iki adım öne.

Yetiştirme tarzları için ailesini gerçekten affetmiş olanlar üç adım öne.

Kendi hatalarını affetmiş olanlar dört adım öne çıkabilirler, onlar bitiş çizgisine vardılar.

Kimse yok mu?

Siz hangi basamakta kaldınız ?


Affetmek kimi zaman bir zayıflık gibi gözükür. Hata yapan birini bağışlamak aptallık olarak algılanır ya da asla affetmemek gururlu bir duruşu temsil eder.

Siz de böyle mi düşünüyorsunuz? Belki bu yüzden az önceki testte yolda kaldınız.

Peki sizce affetmek tam olarak ne demek ? Affettiğimiz herkesi yeniden hayatımıza mı alırız mesela ya da insanın kendini affetmesinden ne anlamak gerekiyor?

Bir insan size karşı bir suç işlediğinde mesela kalbinizi kırdığında ya da size yalan söylediğinde kalbinizde bir nokta belirir, sonra o kişi bu hareketleri tekrarlasa da tekrarlamasa da siz olanları tekrar tekrar düşündükçe bu noktalar birleşir büyür ve koca bir leke halini alır. Başlarda görmezden geldiğiniz o küçük küçük noktalar önce gözünüze batmaya başlar hızla artmaya devam ederse de gözünüz ondan başka bir şey göremeyecek hale gelir.

İşte böyle bir durumda kişi bu leke halini alan kırgınlığının esas kaynağını unutur ve kalbindeki lekeye odaklanmaya başlar. Düşündükçe büyütür onu ve büyüdükçe hakkında daha çok düşünmeye başlar.

Bize olumsuz duyguları hissettiren çoğu zaman yaşadığımız olayların kendisi değildir, o olaya dair düşüncelerimiz ve bu düşünceler dolayısıyla hissettiklerimizdir. Öyle ki yukarıda bahsettiğim kısır döngü işte bu basit denklem sebebiyle meydana gelir.

Neyse ki bu döngüden çıkabilmenin bir sürü yolu var. Fakat bana kalırsa bu yollardan en kesin iyileşme vadedeni affetmek.

Kestirme bir yol değil, hatta bazılarımız için dünyanın en zor şeyidir affetmek bunu biliyorum. Affedince karşıdakine bir tolerans göstermiş gibi hissedebileceğinizi kendinizi zayıf hissetmek istemediğinizin farkındayım.

Bu yüzden gelin şu sözünü ettiğim affetmenin ne olmadığına birlikte biraz bakalım:

1.Affetmek hatalara karşı üç maymunu oynamak değildir.

2.Affetmek sınırsız kabul edicilik demek değildir.

3.Affettiğin insanı yeniden hayatına almak zorunda değilsin.

4. Affetmek gurursuz olmak anlamına gelmez.

Peki affetmek nedir?

Yapılan hataları, söylenen sözleri yaşadıklarımızı ve tabi yaşayacaklarımızı hepimiz gün içerisinde bir işle meşgul olurken hatta uyurken bile tekrar tekrar düşünürüz. Bir sonuca varmaya yol haritası çizmeye ya da bitirilmemiş işlerimizi yoluna koymaya çalışırız. Bu kimi zaman acı verir kimi zaman da oldukça yorucudur. Bir de üzerine haksızlığa uğradığımızı düşünüyorsak içinden bir türlü çıkamayız.

Ben işte bu saydığım nedenlerden dolayı affetmeyi öneriyorum. Canınız yandı ya da siz birinin canını yaktınız. Hiç hak etmediğiniz bir muamele gördünüz belki hayatınızı hala size zindan edecek tarzda büyütüldünüz. Ama artık bunlar için hiçbir şey yapamıyorsunuz. Oturup düşünmekten o küçük noktayı aça aça kara bir leke haline getirmekten başka hiçbir şey.

Affedin ve bu işe kendinizden başlayın. Sebeplerinizi düşünün vardığınız sonuçları ve bu hatanın size neler kattığını. Neler öğrendiğinizi ve varış noktanızı görmeye çalışın. Affedemediğiniz başka bir insansa onun da sebeplerini görmeye çalışın. Size gerçekten büyük zararları dokunmuş birini tekrar hayatınıza almayın ve tam da bu yüzden affedin onu. Düşünüp zihninizde onu ve yaptıklarını var etmekten vazgeçmeye çalışın. Affedin ve uğurlayın. Çünkü bunu yapmadıkça size zarar veren düşünceler zararlı sarmaşıklar gibi zihninizi ele geçirmeye devam edecek ve belki de artık hayatınızda bile olmayan bir insan size dolaylı yoldan zarar verebilmeyi başaracak.

İstediğinizin bu olmadığına eminim.

Ayrıca hatalarınızın şu an olduğunuz kişi olmanıza yardımcı olduğundan ve bu yazının bu kısmına kadar geldiyseniz bir şeylerin farkında olduğunuzdan, değişim için gerekli güce sahip olduğunuzdan da eminim.

Lütfen unutmayın değişim bir anda gerçekleşmez ancak o sürece bir anda atılmalısınız.

Sürekli bitirilmemiş işlerle zihnini meşgul edenler ve bu düşünme eylemini dizginleyemeyenler için:

Otomatik düşünceler ve bilişsel çarpıtmalarla ilgili daha fazla okuma yapmak isteyenlere:

yazılarımı öneriyorum.

Keyifli okumalar dilerim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: