Sürekli Aynı Şeyleri Düşünüyorum, Kurtulamıyorum – Ruminasyon ve Psikolojik Etkileri

Bu yazıda zihinsel geviş getirme anlamına gelen Ruminasyon kavramından bahsedeceğim. Sürekli aynı şeyleri düşünüyorum bu düşüncelerin zihnime takılı kalmasına engel olamıyorum diyorsanız bu yazı size biraz fikir sunabilir.

Ruminasyon Ne Demektir?

Geviş getirmenin ne anlama geldiğini bilirsiniz. Zihinsel geviş getirme de tıpkı hayvanların besini uzun uzun çiğnemeleri gibi bir düşünceyle zihinde adeta oynamaktır. Boş kaldığınız her an o konu üzerinde düşünmeye başlarsınız düşünceleriniz oradan oraya savrulurken dakikalar hatta belki saatler geçer ama siz farkında bile olmazsınız. Bazen bir şeyle uğraşırken istemsizce yine aynı şeyleri düşünmeye başladığınızı fark edersiniz.

Ruminasyon zaman zaman hepimizin yaşadığı bir durum. Eğer zorlu bir süreçten geçiyorsanız, zihniniz bir olayı anlamlandırmaya çalışıyorsa ani ya da üzüntü verici bir olay yaşadıysanız ruminasyona maruz kalmanız olası. Ayrıca yüksek düzeyde endişe, gelecekle ilgili kaygılar da ruminasyonu tetikleyen durumlar.

Çoğu zaman hayatın akışını sekteye uğratan insana sanki bütün enerjisini kendi zihni tüketiyormuş gibi hissettiren oldukça yorucu bir durum.

Peki bununla başa çıkmak için neler yapabiliriz?

Öncelikle eğer mümkünse kesinlikle psikolojik destek almanızı öneririm. Ama değilse, uygulayabileceğiniz neler var bir göz atalım:

1. YAZ/ YAK

Zihninizi meşgul eden, çözmeye çalıştığınız durum; bu belki gerçekleşmemiş ve gerçekleşmeyecek bir yüzleşme artık hayatta olmayan birine karşı duyulan öfke olabilir. Bu düşünceleri uzun uzun bir kağıda yazın, sonra da bu kağıdı güzelce yakın. Evet yazdınız rahatladınız sizi rahatsız eden her şey bir bir kağıda döküldü ve artık onlara ihtiyacınız yok tutuşturun gitsin.

( Benim gibi ateşle ilgili kötü tecrübeleriniz varsa aman diyeyim ama dikkat edin.)

2. SPOR/ HOBİ / UĞRAŞ

Ruminasyonun bence en büyük düşmanlarından biri zihni meşgul edecek güzel bir uğraş bulmak. Spor yapmayı sevmiyor musunuz basit bir hobi edinin, puzzle yapın mesela. Hiçbir şey yapmak istemiyorum diyorsanız bir resim defteri edinin bir de suluboya paleti. Günde birkaç saat rastgele boyama yapın. Örgünün de çok rahatlatıcı bir uğraş olduğunu düşünüyorum, aylar önce atama beklerken ben ören bayan olmaya doğru ilerliyordum mesela.. Hatta ne örsem diyenler için şuraya çok kolay bir şapka modeli de bırakıyorum 😂

3.EYLEM PLANI

Düşüncelerinizin içeriği muhtemelen; yaşadığınız sorunlarla, bundan sonra ne yapacağınızla ” şunu diyecektin ya da şunu yapacaktın bak ” larla dolu. Öyleyse yine elimize bir kağıt kalem alıyoruz ve bu kez bir eylem planı hazırlıyoruz. Bunun çok geniş kapsamlı bir plan olmasına gerek yok hatta mümkünse çok uzun vadeli olmasınlar. Gününüzü planlayın, yarın ne yapacaksınız, yazın ve gerçekleştirmek için harekete geçin.

4. FARKLI BİR ŞEY

Bu bir korkuyla yüzleşmek de olabilir hiç gitmediğiniz bir yere gitmek de. Ya da yapmayı hep düşündüğünüz ama ertelediğiniz bir şey olabilir mesela saçlarınızı kestirmek ya da farklı bir renge boyatmak hep kıyıda kalmış yapsam mı neyse sonra dediğiniz bir düşüncedir, bunları gerçekleştirmek farklı duygular hissetmenizi sağlayarak takılı kalmış gibi hissettiren zihinsel süreçlerinize adeta hava aldıracak.

5.KONUŞ

Düşünceleriniz zihninizdeyken bazen o kadar hızlı akar ki takip edemez hatta önünü alamazsınız. Üstelik zihnimiz hemen bizi suçlamaya ve yargılamaya hazır bir vaziyette bekler. Bir anda kendinizi dünyanın bütün suçlarını işlemiş gibi bir yıkımla baş başa bulabilirsiniz. Bu yüzden belki ailenizden belki çevrenizden konuşabileceğiniz biriyle ara ara konuşun. Sesli bir şekilde ifade edildiğinde çoğu zaman o sıkı sıkıya bağlı olduğumuz düşüncenin o kadar da mantıklı olmadığını fark ederiz.

6. DÜŞÜNCELER SADECE DÜŞÜNCEDİR

Son olarak, lütfen bunu unutmayın. Düşündüğünüz her şey gerçek değildir. Çoğu zaman zihnimiz özellikle de stres anlarında çok fazla gerçekçi olmayan düşünce üretir. Benim bununla ilgili çok sevdiğim bir metafor var: Bir durakta oturduğunuzu hayal edin ve her bir düşüncenin de önünüzden geçip giden trenler olduğunu. Eğer olumsuz düşüncelerle dolu bir vagona binerseniz o sizi alır götürür. İnmek istediğinizde ise kendinizi tamamıyla yabancı bir yerde bulursunuz. Olumsuz düşüncelerin sakince geçip gitmelerini izleyin; onları durdurmayın, tutmayın.

Montaigne Denemeler‘inde şöyle bir hikaye anlatır: ”Bir adam, çobanın yeni doğduğunda sevmesi için yanına getirdiği danayı, sonraki günlerde de kucağına alarak sevmeyi sürdürmüş. Buna öyle alışmış ki, dana büyüyüp öküz olduğunda bile her gün onu kucağına almış ve taşıyabilmiş.” Hikayenin sonunda da şunu ekliyor Montaigne ” Gerçekten alışkanlık, çok yaman bir öğretmendir ve hiç şakası yoktur. Ağır ağır sinsi sinsi içimize sızar. ”

Bence bundan daha kötü bir şey varsa o da gerçekliği bile olmayan düşüncelere sıkı sıkıya bağlanıp bir süre sonra onlarsız adım atamaz hale gelmektir. Kucağınızda tuttuğunuz ve bırakamadığınız şey her ne ise ilk adım bunu fark etmek, bundan sonra ise bırakmak için aradığınız gücü daha da kolay toplayacaksınız..

Sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle 🙂

Sürekli Aynı Şeyleri Düşünüyorum, Kurtulamıyorum – Ruminasyon ve Psikolojik Etkileri’ için 4 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s