Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali / Özet- İnceleme

” Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim. ”

Oldukça yaşlı gözüken sessiz içine kapanık kendisine alenen edilen hakaretlere karşı bile aynı yüz ifadesini muhafaza ederek tepki bile vermeden durabilen ve bir şirkette tercümanlık yaparak kocaman ailesini geçindirmeye çalışan bir adamcağızın hazin öyküsü ile başlıyor kitabımız.

İş yerindeki yeni oda arkadaşının, yılların Raif efendisi hakkındaki gözlemleri bunlar. Başta insana alelade gelen hiçbir acayip tarafı göze çarpmayan kimsenin önemsemediği hatta belki de unuttuğu izlenimini veren biri olsa da zamanla Raif Efendi ile kurdukları samimiyet neticesinde onun aslında hiç de göründüğü gibi basit ve içi boş bir insan olmadığını anlar. Bu anlayış neticesinde onunla samimi olmak istese de bir türlü Raif Efendi’nin ağzından hikayesini alamaz.

Ölüm döşeğindeki Raif Efendi, bu yıllardan beri dostluk etmeye değer bulduğu ama onu da adam akıllı kuracak kadar vakit bulamadığı tek insandan çekmecesinde duran siyah kaplı defteri alıp sonra da yakmasını ister. Fakat genç adamın ısrarlarına dayanamayarak belki de içinde bu dünyadan ayrılmak üzere olan bir insanın bile anlaşılma ihtiyacını hissederek yakmadan önce okuma isteğini kabul eder…

Raif’in öyküsü babasının illa ecnebi bir memlekete gidip iş öğreneceksin diye tutturması üzerine Berlin’e gitmesiyle tam anlamıyla başlar. Önceleri kaldığı pansiyonda oldukça sıkılan Raif bir gün bir resim sergisinde kensini derinden etkileyen bir kadın portresi ile karşılaşır. Daha sonra ressamın kensine ait olduğunu öğrendiği bu resmi seyretmek için günlerce bu sergiye gelen Raif, utangaç, insanlardan oldukça çekinen bir insan olmasına karşın her gün bu resmin önüne gelip saatlerce onu izlemekten kendini alamaz.

Kendini bu hayale öyle kaptırır ki resimdeki kürk mantolu kadının günlerce kendisiyle birlikte resmi seyrettiğini kendisini incelediğini merak ettiğini ve hatta günün birinde kendisiyle konuştuğunun bile farkına varamaz. Yalnız bir gün gece vakti sokakta yürürken karşıdan gelen kadını anında tanır, bu kadın onun hayranlıkla izlediği Kürk Mantolu Madonna’sından başka biri değildir. Bu karşılaşmadan ve tanışmadan sonra günler belki hızlı belki yavaş ama Raif için tıka basa dolu olarak ilerlemeye başlar çünkü Kürk Mantolu Madonna da bu garip hayranını hemen tanımıştır.

Fakat zaten Raif’in resmi karşısında dururken gerçeğine göz ucuyla bile bakmamasını o kadar da şaşırtıcı bulmamak gerek. Raif’in sonunu hazırlayan onu da ortasına yerleştirerek kaçmasını engelleyen güç de tam olarak bu özelliğidir.

” Henüz ona dair hiçbir şey bilmediğimi, bütün hükümlerimin tasavvur ve hayallerime dayandığını biliyordum. Bununla beraber, asla aldanmadığıma dair sarsılmaz bir kanaatim vardı. ”

Raif bu kadına gerçekten de derinden bir aşkla bağlanmıştır ama hislerinin karşılıklı olmadığını öğrenir çok geçmeden. Buna rağmen Maria Puder’i her gün görür vakit geçirir ve onun dostluğunu kazanır.

Bu dostluk Raif için mükemmel bir biçimde ilerlese de yaşadıkları 4 günlük bir ayrılık bunun ardından Maria’nın hastalanıp hastaneye kaldırılması her şeyi değiştirir. Raif, hem hastanede hem evinde Maria’nın yanından bir an olsun ayrılmadan onun bakımını üstlenir. Bu günler Maria’yı da Raif’in aşkına inandırır ve aralarında karşılıklı bir aşk başlar.

” Beni ne kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum… Demek ki insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.. Ama şimdi inanıyorum… Seni seviyorum.. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.. ”

Her şey yolunda giderken bir gün kilometrelerce öteden gelen bir mektup bu aşkın seyrini de değiştirir..

Babasının ölüm haberini alan Raif mecburi olarak Türkiye’ye döndükten sonra Maria ile mektuplaşmaya aşklarını yaşamaya bir süre daha devam eder. Ayrılırken Maria ‘nın nereye çağırırsan gelirim sözü kulaklarında olan Raif Maria için ev hazırlıklarına girişmiştir fakat tam kavuşma vakti geldiği sıralarda Maria’ dan mektuplar tamamen kesilir hatta Raif’in bir cevap almak umuduyla ardı ardına yazdığı mektuplar da gerisin geriye Türkiye’ye döner.

” Bunun böyle olmaması lazımdı… ”

Raif bu dünyada ilk kez ve bu kadar şiddetle inandığı insanın kendisini ansızın terk etmesinin acısını bütün insanlardan çıkarmak istercesine hepsine düşman olur. Kime biraz yaklaşmak istese kendini uzaklaşmış bulur. Bu andan itibaren Raif yaşamaya değil, ” kof bir ceviz tanesi gibi” savrulmaya başlar.

Evlenir çocukları olur ama insanlardan öyle nefret etmiş öyle uzaklaştırmıştır ki kendini bunların hiçbiri onu yeniden yaşama bağlayamaz. Ne zaman birine güvenmek istese o en güvendiğinin kendisini nasıl da terk edip gittiği gelir aklına.

” Onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum. Fakat aramamak elimde olmayacaktı. ”

Seneler böylece birbirlerini kovalarken Raif’in hayatına başka bir yön verecek ve onu kuruntularının elinden kurtarıp daha başka işkencelere atacak başka bir olay gerçekleşir. Bir gün herr Raif! diye kendisine seslenildiğini duyunca -hem de Türkiye’de- çok şaşırır. Pansiyondan tanıdığı aynı zamanda Maria Puder ile de akraba olduğunu bildiği Frau van Tiedemann’ı hemen tanır. Kadının yanında bir de küçük bir kız çocuğu vardır. Raif doğrudan sormaya cesaret edemese de Maria’ nın şimdi neler yaptığına dair merakı ağır basar ve onu sorgulamaya başlar. Ne yazık ki Maria’nın tam 10 sene önce öldüğünü öğrenir. Hem de bu küçük kıza doğum yaparken hayatını kaybetmiştir.

Bundan sonra Raif, ölene kadar Maria’nın hatırasına karşı işlediği bu büyük günahın acısını çekecek ve bu utançla yaşayacaktır.

Raif’in günlüğü burada son bulur ve kendisi de tam o gece, ilk kez bir başka insana içini açmışken, yaşama veda eder.

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil… Bana hakikaten yaşamak imkanını verdiğin birkaç ay için sana teşekkür ederim. Böyle birkaç ay, birkaç ömür kıymetinde değil midir?”

Kürk Mantolu Madonna- Raif Efendi , Syf: 159 YKY

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali / Özet- İnceleme” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s