Gülme ve Var Olma Üzerine

Neden güleriz? Henry Bergson tam olarak bunu sormuş *. Nelere güleriz üzerinde araştırmalar yapmış ve sistemli olarak bu sorusuna yanıtlar aramış.

Peki neden gülmeyiz? Asansördeki komşuya, sınıfta arkadaşa, binadaki görevliye ya da hiç kimse yokken bile kendi kendine. Mutsuzluk sahiden de salgın gibi hızla yayılan bir virüs haline mi geldi yoksa biz nasıl mutlu olunacağını mı unuttuk?

var olmak mı yok olmak mı, bütün sorun bu. *

Işte Shakespeare’e ait, Bergson’un sorusundan da eski bir başka soru. Var olmak mı yok olmak mı? Bütün sorun, bütün mesele bu hepimiz için. Var olduğumuz sürece anlamlıyız, biz var olduğumuz sürece diğer insanlar var. Yok olduğunda, öldüğünde, onlarla tüm bağın kopacaksa eğer; bu demek oluyor ki, seninle birlikte tüm insanlık ölecek, senin için.

Ne büyük kayıp.

Sen, bir gün tüm insanlığı öldüreceksin.

Sevdiğin, seviyormuş gibi yaptığın hatta ona bile zahmet etmediğin bir sürü yüz var değil mi hafızanda?

Yine de ölmelerini istemezdin. Istemezdin değil mi?

Şu an senin varlığınla varlar.

Senin verebileceğin sevgi de nefret de tam anlamıyla senin kadar.

Çünkü senin gözünün gördüğü kadar, senin hissedebildiğin kadar her şey.

Varlık bu denli ince bir ipin ucunda sallanıyorken, aslında hepimizi de kendi dilinde yavaş yavaş tehdit ediyor.

Sadece bu dili anlamak bazen biraz zor..


1. Gülme ( La Rire) – Henry Bergson.

2. Hamlet/Üçüncü Perde – William Shakespeare (Sabahattin Eyüboğlu’nun Çevirisi).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s