Dr. Jekyll ve Mr. Hyde – Robert Louıs Stevenson / Özet-İnceleme

Tanrı eliyle bağlanmış bağları çözmemeli insan;

Çalıların ve rüzgarın çocukları olalım her zaman.

Evden uzak, ah, ikimiz için çiçeğe durur hala

O güzelim katırtırnakları kuzey diyarında.

İnsanlar, kurallar, günahlar, olmazlar ; diğer yanda bazen rahatlıkla bastırıp yola devam edebildiğimiz bazen vahşice kendini göstermesine engel olamadığımız ilkel dürtü ve isteklerimiz. Peki ya bu ikisi arasındaki savaşa son vermek mümkün desem? Acaba ister miydiniz? İstediğinde ahlaklı, toplum tarafından kabul gören bir doktor istediğinde insanların yüzüne bakmaya bile korktuğu, vahşi, akıl almaz bir yaratık. İşte doktor Jekyll ve Mr. Hyde’ın öyküsü..

Bu, aslında tam tersiymiş gibi gözükse de ilkel yönü temsil eden Hyde’dan çok onun varlığına sebebiyet veren Jekyll’in öyküsü. İçindeki tüm kötücül arzu ve istekleri bir mevcudiyet haline getirecek o ilacı hazırlamak için gösterdiği tüm çaba, yalnızca özgürce bu isteklerini doyurabilecek olması değil; aynı zamanda vahşice işlenecek bir suçun ardından, yatağında Jekyll olarak uyandığında Hyde’ın günahlarından dolayı kendi vicdanının sorumlu olmayacak olmasındandır.

Hepimiz belirli bazı sebeplerden kötülükten kaçınırız. Dışlanmamak için, günah işlememek için, başkalarının sevgisini kazanmak için; fakat insana verilmiş olan vicdan, muhtemelen bu sebeplerin en geçerlisi ve en ağırı.

Balzac’ın söylediği gibi, vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe. Bu durumda Jekyll’in bu girişimini bir bakıma vicdanı öldürmek olarak da nitelendirebiliriz. Ne de olsa artık yaptıklarından sorumlu tutulmayacak bir insanın vicdanı nasıl sınanabilir?

Fakat ne ki Jekyll’in, vicdanını öldürerek bile olsa toplumdan kaçamayacağını anlaması uzun sürmeyecek. Kendisini dizginleyen bir iç sese sahip olmadan, sokaklarda istediği gibi dolaşan Hyde bir cinayet işleyecek ve Hyde’ı vesayeti altına aldığı bilinen Jekyll, Hyde’ın günahlarından dolayı hedef olmaya bu şekilde başlayacak. Yalnızca bu da değil, artık doya doya beslenip serpilmiş olan salt kötücül yan; kendisine göre iyi bakılmamış, ezik ve yorgun diğer yana baskın gelmeye başladığında eskiden yalnızca istediğinde Hyde olan Jekyll bu dönüşümleri de kontrol edememeye başlayacak.

Hyde’ın yaptıkları Henry Jekyll için acı verici olmaya başladığında çoktan bir cinayet işlenmiş, dostları ondan bir bir uzaklaşmış ve Dr. Henry Jekyll kendisini sefalet içinde bulmuş olacak. Fakat kontrolü artık iyice kaybettiğinden hayatına son vermeyi bile uzun süre başaramayacak.

Tüm bu kargaşayı, yaşadığı sefalet ve hüsran duygularını, Henry Jekyll, yazdığı mektupta, günahkarların birincisiysem acı çekenlerin de birincisiyim, diyerek aktarır ve tüm hikayeyi de aslında bize özetler.

Bu da bizi yeniden yazının ilk paragrafına götürüyor. Bu iki körü körüne zıt ve düşman yanları birbirinden ayırmak mümkün. Vicdanınızı öldürmek mümkün. Peki ya siz bunu ister miydiniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s