çıkmayan sokaklar ve hayatın biricik eğreti otları

Söylemek zor. Anlamak da öyle. Anlatmak daha zor, anlayan bulmak yine öyle. İnsan kendini bile anlayamıyorken bazen hem de.

Bu karanlık gecelerden, çıkmayan sonsuz sokaklardan, insanlardan, yorgunluklardan, acı sözlerden, tatlı tatlı hüzünlerden.. Bazen bir bitse diyorum. Bir bitse bu koşturmacalarım. Belki bir soluk alsam, o hiçbir yere çıkmayacakmış gibi gözüken sokakların sonunda bir yerlere vardığını görsem, penceremden serin, ferah bir hava girse. Belki güzel de bir müzik çalar o sırada.

Belki yaşam yeniden başlar.

Sonu yoksa, sonsuzsa o zaman içine karışsam. Bir şekilde bir şeylere dahil olsam, bir şeylerin parçası olsam. Kaygısız olurdum belki o zaman. Nereye gidiyorum bilirdim.

Hiç kayboldunuz mu? Gerçekten ama. Hiç başınızı kaldırıp da etrafta sıra sıra dizilmiş evlere; dükkanlara, geçip giden arabalara baktığınızda içinize ince ince bi şeylerin aktığını hissettiğiniz oldu mu? Her şeyin yabancı geldiği ileri mi gitmeli geri mi dönmeli, sağın solun bir anda önemini yitirdiği gerçek bir an.

Umarım hayatınızda en azından bir kere kaybolmuşsunuzdur. Yoksa bulunduğu yere ait bile olamayan kararsız bir eğreti ot olmanın ne demek olduğunu, tamam belki onu anlarsınız ama tüm o yabancılıklara, çıkmazlara rağmen elin ayağın dolaşa dolaşa da olsa bir şekilde yolunu bulmayı, sanmıyorum anlayamazsınız.

Yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?*


* Aylak Adam- Yusuf Atılgan

çıkmayan sokaklar ve hayatın biricik eğreti otları’ için 4 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s