Düşüş- 2. Kısım

Gözlerini tavana dikti. Yataktan çıkmaya mecali yoktu. Zaten sabahları da hiç sevememişti. Aniden uyanıvermek, gerçekliğe dönmeye zorlanmak. Yani, asla alıştıra alıştıra olmazdı bu. Birdenbire. Bıçakla kesilir gibi kesiliverirdi uyku. Hep de en güzel yerinde. Ama uyumak.. Onu sevmişti. İnsanlarla ortak yönlerini düşünmeye başladı. Çevresindeki arkadaşlarının da uykuya pek düşkün olmaları itmişti onu bu düşüncelere. Başka? Yok yok, o kadar da ortak yönleri yoktu zaten.

Eliyle kalbini yokladı. Sakin sakin atıyordu. Öyle sakin ki atmıyor gibi atıyordu. Dün kendisini nasıl da yüz üstü bıraktığı geldi aklına. Öfkelendi. Sonra kızın kolunu saran parmakları canlandı gözünde birden. Elinin altında bir hareketlilik hissetti. Kalbi, birden çalışmaya başlamış gibiydi. Umutsuzlukla yine ne oluyor diye düşündü. Bu defa da korku mu yapışıp kalmıştı acaba üzerine. Ama kızın suratı, onun kolunu heyecanla saran parmakları sonra o elin masanın üzerindeki zarif görüntüsü bir bir zihninden geçmeye başlayınca midesinin bulandığını hissetti.

Her şey olabilirdi ama yo, aşk değil. Aşk olamazdı. ‘Aman tanrım’ dedi. ‘hayır, aşk olmaz,’.

Sonraki bir kaç günü hüsranla geçti. Kızı görmek için içindeki karşı koyamadığı o dürtüyle savaşıyordu, kazanıyor gibi de gözüküyordu ama kaybetmek çok kolay ve çok tatlıydı bu yüzden her an her şey olabilirdi. Bir de üzerine iştahı kesilmişti. Tüm günü dalgınlıkla oradan oraya kafasını dağıtmak için koşturarak geçiriyordu. Bir ara bıçakla uğraşırken elini keser gibi oldu, içi bulandı.

Tüm bunlar ne demek oluyor diye düşünmekten kafası çatlayacaktı. Babasının amacı ceza mıydı? Öyleyse oldukça iyi gidiyordu. Bir an önce ölüp kendi yaşamına dönmek için geldiği bu yerde elini kesmek üzere olan bir bıçağın kalbini hızlandırması bir saniye bile hızlandırması olanaksızdı.

Böylece kıza karşı içinde bastırılamaz bir öfke duydu. Bu yaşama bir anlam yüklüyordu, ölüm isteğini perdeliyor onu asıl olması gereken yerlerden alıkoyuyordu.

Onun geldiği yer ne de güzeldi. Hem isterse orada da aşık olurdu, hem de istemediği an gitmesini sağlayıverirdi. Kolay kolay böyle bir şey yaşanmazdı ya yine de bedeninin bir sorunu varsa bunlar gibi durup anlaşılmayı beklemezdi, hemen söylerdi derdini. Arkadaşları da vardı. Onlar da sevgililer gibi istemediğinde yok edebileceği arkadaşlardı. Hiçbir şey için uğraşmasına gerek yoktu. Burada ilişkilerinizi sürdürmek için bile çaba göstermek zorundaydınız. Hele arkadaşlar. En çok çabayı emeği onlar istiyordu.

Öfkesini yeniden ve bu kez daha şiddetli hissetti. Hızla girdiği mutfaktan bir bıçak aldı. Parmağına bir kesik attı. Derin bir kesik bile değildi, canını da pek yakmamıştı. Durdu, kanın akışını izledi. Zeminde bıraktığı damlalara bakıyordu.

Kanamak.

Öbürünün biraz altına bir kesik daha attı. Bu daha derindi.

Kanamak.

İçindeki hırs dineceği yerde sanki büyüyordu. Bir anda daha önce tatmadığı bir duygu geldi damağına.

Yalnızlık.

Anlayamazlardı ki. Nasıl anlasınlardı. Yalnız ölmek zorundaydı.

Bir kesik daha attı. Avucu artık kırmızıya boyanmıştı.

Kanamak.

Yere oturdu. Uzun uzun düşündü.

Kanamak.

Gözlerini tavana dikti. Kapadı. Açtı. Sanki yıllardır uyuyor gibiydi. Derin bir çaresizlik hissi vardı üzerinde ve tam da boğazına oturmuştu. Yutkundu.

‘Bayılmışsın’ dedi bir kadın sesi. ‘ tanrı aşkına’ diye de ekledi. ‘ intihar etmek için kesmeye parmağından başlama fikrini sana kim verdi?’

Tanrı. Aşkına.

Düşüş- 2. Kısım’ için 7 yanıt

      1. Ya yuzume yuzume depresyon vurdu ama :)) biraz hikayelerin içinde bulaniklasiyor mu desem bir sey diycem ama o hissi bulamadim

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s